Toplumlar Küreselleşme denilen bir zaman tünelinden geçiyor. Büyük tehditleri ve büyük imkânları da içinde taşıyan bu küresel fay hattında toplumlar, böyle bir anaforu karşılayacak savunma mekanizmalarını da kendileri üretmek zorundadırlar. Bu mekanizmanın adı da yerelleşmedir. Yörükler Derneği, ekonomik konularda modern ve çağdaş bir bakış açısını benimseyip, bu anlamda global düşünmek isterken, toplumsal değerlerimizi koruma noktasında da yerel bir mantığı benimsemektedir.
Konuyu biraz açmak gerekirse, yerelleşmeden maksadımız milli dokumuzu ve kültürel kimliğimizi kaybetmeden, silik bir toplum haline getirilmeden; varlığımızı Mustafa Kemal ATATÜRK' ün ifadesiyle muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaktır.
Derneğimiz, böyle bir toplumsal talebe cevap vermek amacı ile, 1994 yılında günlük siyasi mülahazaların çok üstünde ve dışında kalmak kaydı ile kurulmuştur.Yörüklük Türklüğün aslı ve ta kendisidir. Milletimizin geçmişinin en somut ifadesi ve tarihsel macerasının gerçek hikâyesidir.Yörüklük Türklüğün lakabıdır. (otantik ismidir.)
Türk milletinin bütünlüğünün ve bağımsızlığının da sembolü ve garantisidir.Üzerinde yaşadığımız topraklar, yani İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla, Ortadoğu'nun tabii geçitleri arasında kalan bu bölge her zaman dünya milletlerinin nazar ettiği bir coğrafya olmuştur. Prof. Dr. Durmuş Yılmaz'ın ifadesiyle; tarihin bu coğrafya üzerindeki hükmü şudur 'Bu topraklarda ya büyük devlet olunur ya da hiç olunmaz.' Yine tarihin hiçbir safhası yoktur ki; bu topraklarda birlik ve bütünlüğe ihtiyacımız olmasın.Tarih bir milletler ve devletler mücadelesidir. Milli ve kültürel varlıklarımızla bu topraklarda, hür ve müstakil yaşamak her ferdimizin vazgeçilmez ülküsü olmalıdır. Bu anlamda bizleri yönetenlerin esin kaynağı katiyetle, milli ve kültürel değerlerimiz olmalıdır.
Bir milletin ve devletin tarih içerisindeki rotasını belirleyen şey, yaşadığı tarihten edindiği bilgidir.Bu bilgiler o millete ruhunu verir, davranışlarını biçimlendirir.Devlet denen aygıtı canlı bir organizma haline getirir. Bizim milletimizi ve devletimizi tarihin imbiğinden süzerek bugüne taşıyan temel unsur, milli kültür hazinemizdir.Bu hazine; Türklüğün milli bir hafızası olan YÖRÜKLÜKTÜR.Tarihe dönüp baktığımızda görürüz ki, geçmişini anlayan, kendi çağını iyi analiz eden ve atiye bilgi yüklü bir nesil ile kültürel değerlerine sahip bir toplum havale eden liderler yönettikleri toplumlara kendi zamanlarında altın çağlar yaşatmışlardır. Kendi kök ve inanç değerlerinden kaçan yöneticiler zamanında ise milletimiz acı bedeller ödemiştir.
Eğitim ve kültür, toplumların hayat damarlarını oluşturur. Maalesef Atatürk'ün ölümünden sonra eğitim sistemimiz, kendi tarihimiz, kültürümüz ve milletimizin inanç değerleri ile çatışır hale gelmiştir.Dünyada hiçbir eğitim sistemi yoktur ki, kendi neslini köklerinden koparsın. Dünya; YÖRÜK Mustafa Kemal ATATÜRK' ü kendi soyuna yaşattığı kutlu mücadeleden dolayı överken, sözde (Türklükle uzaktan ve yakından bağı olmayan) aydınların; İstiklal mücadelesi gibi kutlu bir destanın kahramanları olan Yörükleri horlaması ve bu horlanmaya YÖRÜK olduğunu gizlemek ve inkar gibi bir bağnazlıkla cevap veren Yörük çocukları, eğitim seviyelerinin yükselmesi ile kendilerine gelebildiler.
Yörükler derneği, kendi vatanında parya gibi görülmeye karşı bir bilinç, kültür ve aksiyoner hareket olarak doğmuştur. Türk tarihi iyisiyle, kötüsüyle bizim tarihimizdir. Bir takım kusurlu yönetim anlayışından doğan hatalar ne milletimize ne de top yekun tarihimize mal edilemez. Tarih yazan bir millet olmak kadar, tarihi kavramak ve analiz etmekte çok önemlidir.Onun içindir ki; Tarih bir milletin matematiğidir. Çözemezseniz milletin başına bir çok gaileler açarsınız.
Yörükler derneği; bu çözümün matematiksel merkezidir.Her ferdin bir aklı, bir ahlakı, bir fiziki yapısı, kültürü, dili ve kimliği olduğu gibi; bu fertlerin bileşkesi de milleti oluşturur. Milletlerinde zamanla şekillendirdiği ortak bir akıl, iyi bir ahlak, fiziki yapı; milli kültürünün oluşması, dilinin, edebiyatının, tarihinin ve milli kimliğinin nesilden nesile aktarması ile varlığını sürdürebilir. Çünkü; Tarih milli bir hafızadır. Hafızası olmayan bir millet ve devlet düşünülemez.Devlet ve millet aklı dediğimiz kavram bu hafızadan çıkar.Tarih bilinci zayıf ve hafızasız nesiller yetiştirmemek, devletimizin ve milletimizin bekası için önemlidir.
Yörükler derneği; bütün bu kutlu idealin bir öncüsü olarak kurulmuştur.Bu kutlu yolda ilk meşale Yörükler Derneği olarak Antalya' da yanmıştır.Yanan bu 'ÇOBAN ATEŞİ' tüm Anadolu'ya ve Türk dünyasına örnek olmuştur.Bu yolda;Her YÖRÜK Türk Milletinin bekası için bulunduğu her yerde yanan bu 'Çoban Ateşlerini' ölçermelidir
ABDULLAH DUMAN
YÖRÜKLER DERNEĞİ BAŞKANI
Sayfa Özeti: Yörükler Derneğinin Kuruluşu ve Misyonu
Sayfa Açıklaması: Toplumlar Küreselleşme denilen bir zaman tünelinden geçiyor.